Architecture Beyond Borders: Switzerland x Türkiye “Sustainability and Baukultur” Temasıyla Ankara’da Gerçekleşti
Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin uluslararası mimarlık ve kültürel diyalog programı Architecture Beyond Borders, İsviçre Büyükelçiliği işbirliği ve Geberit’in desteğiyle 21 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi. “Sustainability and Baukultur” (Sürdürülebilirlik ve Yapı Kültürü) teması etrafında düzenlenen program, İsviçreli mimarlar Stephanie Bender ve Philippe Béboux’yu Türkiye’deki mimarlık çevreleriyle buluşturdu.
Farklı ülkelerin mimarlık kültürleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi amaçlayan Architecture Beyond Borders, ikinci etkinliğinde sürdürülebilirliği yalnızca teknik çözümler üzerinden değil; mimari nitelik, kültürel miras, yerel bağlam ve toplumsal sorumlulukla birlikte ele aldı.
İki bölümden oluşan program, TSMD Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen açık seminerle başladı ve İsviçre Büyükelçiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen kokteyl resepsiyonu ve uluslararası buluşmayla devam etti.
Mimarlık, Peyzaj ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Diyalog
Programın ilk bölümünde, İsviçre’nin Lozan kentinden 2b architectes’in kurucuları Stéphanie Bender ve Philippe Béboux, TSMD Mimarlık Merkezi’nde mimarlık öğrencileri, genç mimarlar ve profesyonellerle bir araya geldi.
Konuk mimarlar, İsviçre ve farklı coğrafyalarda gerçekleştirdikleri projeler üzerinden mimarlık, kentsel planlama ve peyzaj arasındaki ilişkileri ele aldı. Sunumlarında mimarlık pratiklerini şekillendiren yedi temel ilkeyi paylaştılar: kentsel peyzajın sürekliliği, biçimden önce strateji, bütüncül sürdürülebilirlik, çok disiplinli yaklaşım, mimarlık ve peyzaj arasındaki diyalektik ilişki, yapım odaklı düşünce ve şiirsellik ile anlamın gerekliliği.
Stephanie Bender ve Philippe Béboux, yaklaşımlarını şu sözlerle ifade etti:
“2b architectes olarak mimarlığı, kentsel planlamayı ve peyzajı birbirinden bağımsız disiplinler olarak değil, farklı ölçeklerde birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele alıyoruz.”
Konuk mimarlar, sürdürülebilirliğin yalnızca yeni teknolojiler geliştirmekten ibaret olmadığını; her yerin kendine özgü koşullarını anlamayı, mevcut değerleri korumayı ve mimarlık aracılığıyla uzun vadeli katkılar sunmayı gerektirdiğini vurguladı.
İsviçre Büyükelçiliği’nde Mimarlık ve Kültürel Diplomasi Buluşması
Programın ikinci bölümü, İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Sayın Guillaume Scheurer’in ev sahipliğinde İsviçre Büyükelçiliği Rezidansı’nda düzenlenen resepsiyonla devam etti.
Büyükelçi Scheurer, TSMD Mimarlık Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Gamze İlalan ve Geberit Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ufuk Algıer’in açılış konuşmalarının ardından, mimarlık ve kültür çevrelerinden katılımcılar uluslararası diyalog ve yeni iş birliği olanakları etrafında bir araya geldi.
Büyükelçi Scheurer, konuşmasında mimarlığı çevresel sorumluluk, mekansal nitelik ve toplumsal değerlerle şekillenen uzun vadeli bir kültürel pratik olarak ele aldı. İsviçre ve Türkiye arasındaki mimarlık ilişkilerinin tarihsel boyutuna da değinerek, 1936–1938 yılları arasında mimar ve şehir plancısı Ernst Arnold Egli tarafından tasarlanıp inşa edilen Büyükelçilik Rezidansı'nın bu ortak geçmişin önemli bir örneği olduğunu hatırlattı. Buluşma aynı zamanda İsviçre Büyükelçiliği'nin Swissnex Türkiye aracılığıyla eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında iki ülke arasında geliştirmeyi hedeflediği iş birlikleriyle de örtüştü.
Baukultur: Yapılı Çevrenin Niteliğini Birlikte Düşünmek
TSMD Mimarlık Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Gamze İlalan, programın iklim krizi karşısında mimarlığın değişen rolünü tartışmaya açtığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Aynı zamanda, yapılı çevrenin yalnızca binalardan ibaret olmadığı; kültürel miras, kamusal yaşam, çevresel sorumluluk ve toplumsal değerlerle birlikte ele alınması gerektiğine ilişkin Baukultur anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.”
İlalan, mevcut yapıların yeniden işlevlendirilmesi (adaptive reuse), enerji performansının ve yapı ömrünün iyileştirilmesi (retrofitting) ve doğaya, kaynaklara ve topluma olumlu katkı sunan tasarım yaklaşımlarının (regenerative architecture) önemine dikkat çekti.
Programın destekçisi Geberit adına konuşan Ufuk Algıer ise sürdürülebilir yapılı çevreye katkının yalnızca ürün ve teknolojilerle sınırlı olmadığını, bilgi paylaşımı ve disiplinlerarası iş birlikleriyle de güçlendiğini vurguladı:
“Architecture Beyond Borders’ın farklı ülkelerden mimarları ve deneyimleri bir araya getirmesini bu nedenle çok değerli buluyoruz.”
Sınırların Ötesinde Mimarlık Diyaloğu
TürkSMD tarafından geliştirilen Architecture Beyond Borders, uluslararası mimarlık pratiklerini, diplomatik temsilcilikleri, sektör paydaşlarını ve genç mimarları ortak bir tartışma ortamında buluşturmayı sürdürüyor.
İsviçre edisyonu, sürdürülebilir mimarlığın geleceğini farklı ölçeklerde tartışmaya açarken mimarlık kültürünün gelişimine, karşılıklı öğrenmeye ve Türkiye ile İsviçre arasında yeni profesyonel ilişkilerin kurulmasına katkı sunan bir buluşma oldu.
TürkSMD olarak, bu değerli iş birliği için İsviçre Büyükelçiliği’ne, Geberit’e, konuk mimarlar Stephanie Bender ve Philippe Béboux’ya ve programa katılan tüm mimarlık öğrencileri ile profesyonellere teşekkür eder.

Comments